YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14128
KARAR NO : 2012/38592
KARAR TARİHİ : 06.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın 11.10.2006 tarihli celsede verdiği ifadesinde olay tarihinde aynı firmadan yükleme yapan 56 kamyonda aynı problemin çıktığını bu nedenle motorinin firmalara iade edildiğini ayrıca araç mühründe herhangi bir oynama olmadığını savunması,firmaya ait antrepo tankından alınan numune tarihinin 13.05.2005 sanığa ait araçtan alınan numune tarihinin ise 29.07.2005 olması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından; mühürlerde oynama yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, katılan firma yetkilisinin olaya ilişkin ayrıntılı beyanına başvurulup, ilgili evrak da temin edilerek Irak’a gönderilen motorinin rafineriden hangi tarihte sanığa teslim edildiği sanığa ait araçtan numune alınıp alınmadığı hangi tarihte … gümrük kapısına vardığı,numune tarihleri arasındaki farkın neden kaynaklandığının sorulması ve aynı tarihte yükleme yapan diğer araçlardada motorine katkı maddesi katılıp katılmadığı ve bu nedenle kaç araç hakkında işlem yapıldığının tespitinden sonra toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule görede;
Adli para cezasının; 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2 nolu bozma sebebine göre uygulamada kazanılmış hakkın gözetilmesine, 06.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.