Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23422 E. 2013/6329 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23422
KARAR NO : 2013/6329
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılanlara … Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşmasının olduğunu, birlikte gitmelerini istediği, hep birlikte adliyeye gittikleri, katılanların dışarıda bekledikleri, davayı kazandığını, 940.000 TL’yi hakimin kendisine vereceğini söyleyerek katılanlara hesap açtırdığı, paranın gelmemesi üzerine paranın … Bankası’nda olduğunu, icra dosyasındaki borcunu ödemesi gerektiğini söyleyerek katılan …’dan 4.400 TL, katılan …’ten ise 2.000 TL para aldığı, sonrasında faiz olarak kendisine verildiğini söylediği 8 adet aracın kendilerine ait olduğunu söylediği ve birkaç tane anahtar verdiği ancak galeriye giden katılanların anahtarların sözkonusu araçlara ait olmadığını öğrendikleri şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmeşitri.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı yasanın 8/1. Maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322 maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan “5237 sayılı …nın 158/1-d, 62 ve 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 166 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere 3.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadelerinin yerine “5237 sayılı …nın 158/1-d maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2. maddeleri gereğince günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere sonuç olarak 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.