YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8194
KARAR NO : 2013/18672
KARAR TARİHİ : 27.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-i bendinde serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi hali nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmiş, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 65/2 maddesinde serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlanmış, aynı kanunun 66. maddesi ise “serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır” denilmiştir. Aynı yasanın 37. maddesinin 4. bendinde ise, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle uğraşanların bu işlerinden … kazançların bu kanunun uygulanmasında ticari kazanç sayılacağı belirtilmiştir. Kanunda kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş
ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekir.
Sanıkların … Tekstil ve Ayakkabıcılık ismi ile … yeri açtıkları ve …. Şubesinden çek defteri aldıkları, katılandan 1,5 ton poşetlenmiş şeker alımı için anlaştıkları, sanık …’un borç karşılığında 15.11.2007 keşide tarihli 20.225 TL bedelli çeki düzenleyerek katılana verdiği, ancak çek karşılığının ödenmediği, daha sonra da sanıkların … yerindeki eşyaları alarak başka yere giderek katılan şirketi dolandırdıklarının iddia edildiği somut olayda; sanıkların benzer şekilde piyasaya verdikleri çeklerle dolandırdıklarının beyan edilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, sanıklara ait adı geçen işyerine komşu olan işyeri sahiplerinin belirlenip tanık olarak dinlenilerek sanıkların belirtilen işyerinde ticari faaliyette bulunup bulunmadıkları faaliyette bulunmuşlarsa hangi konularda bulundukları, işyerinde çalışanlarının olup olmadığı varise kim oldukları ve katılan şirketten alınan 1,5 ton şekeri ne yönde kullandıkları hususlarının sorulması, yine sanıklar hakkında benzer suçlardan soruşturma veya kamu davasının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.