YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/644
KARAR NO : 2013/7627
KARAR TARİHİ : 25.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm tarihi itibariyle dersdest olan Yalova Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/111 Esas sayılı dava dosyasını inceleyen ve denetime olanak verecek biçimde bu davayı ilgilendiren bilgi-belgenin fotokopilerini dosyaya intikal ettiren mahkemenin ulaştığı kanaate göre TCK’nun 29.maddesi tatbikinde indirim oranını tayin ve takdirinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; gerekçeli karar başlığında mevcut bilgilere göre “….” olarak yanılış yazılan sanık soyadının “….” şeklinde mahkemesince düzeltilemesi mümkün görülmüştür.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; Sanığın, dosya kapsamı itibariyle resmi nikahlı olduğu anlaşılmayan birlikte yaşadığı eşi …..ve çocuklarıyla, katılanın ortağı bulunduğu çiftlikte çalışıp, yaşadıkları zaman dilimi içerisinde, iddiaya göre “müteaddit kez cinsel saldırıya” uğramaktan duyduğu “hiddet veya şiddetli elemin” etkisi altındayken tescil sahibi üçüncü şahıs olan ancak fiilen katılanın yed’inde bulunan suça konu aracın tüm camlarını kırması eyleminin “haksız takrik altında mala zarar verme” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında yukarıdaki eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın haksız tahrik oranının azami derece tatbiki gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasının yerinde olmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.