Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/16415 E. 2012/42539 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16415
KARAR NO : 2012/42539
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan,5271 sayılı CMK un 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle,sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçi …’a ait buğdayın, torunu … tarafından ilaçlatmak amacıyla traktörle köyden şehir merkezine götürüldüğü, bu kişinin şehirde bulunan temyize gelmeyen diğer sanıklar tarafından kandırılarak sanık …’ın … yerine götürüldüğü ve sanığın buğday yüklü römorku şikayetçinin kendisine olan borcu nedeniyle geri vermediği anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hükmün açıklandığı 24.09.2007 tarihli duruşmada,son sözün sanığa verilmiş olması karşısında, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/578 E, 2005/803 K sayılı ilamı tekerrüre esas olmasına rağmen , hükmolunan cezanın 5237 Sayılı TCK.nun 58.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02.10.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.