YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5704
KARAR NO : 2012/10231
KARAR TARİHİ : 17.04.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.000 USD ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş ise de, HUMK’nun 438.maddesindeki koşulları oluşmadığından duruşma talebinin reddine karar verildi.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının annesinden kalan 6 ve 7 nolu taşınmazların davalı kardeşleri tarafından kullanıldığı, 27 nolu bağımsız bölümün ise muris muvazaası ile davalı …’in kullandığını belirterek 11.06.2003 tarihinden itibaren 6.000 Dolar karşılığı 7.516 TL ecrimisilin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, 15.10.2009 tarihli kararı ile manevi tazminatı gerektirir bir durum olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, dairemizin 25.03.2010 tarihli kararı ile davacıdan talebinin açıklanması istendikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Bozma kararından sonra mahkemece kurulan yeni hükümde, yasal haklarını kullanan insanlardan haksız işgal ödencesinin istenemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Ecrimisil, haksız işgal tazminatı olup, en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.
Davada, davacı ile davalılardan … ve …’nin 1/3 er paydaş oldukları ve annelerinden intikal eden 6 ve 7 nolu bağımsız bölümlerin davalılar (kardeşleri) tarafından kullanıldığı iddiası ile diğer 27 nolu dükkânın ise muris muvazaası ile adına tescil edilen davalı …’den murisin ölüm tarihi 11.06.2003 tarihinden itibaren ecrimisil talep edilmektedir.
Davalılardan … ve … tarafından kullanıldığı iddia edilen 7 nolu dairede murisin oturduğu daha sonra mühürlendiği ve kullanılmadığı anlaşılsa da 6 nolu dairenin kiraya verildiği ve 21.05.2008 tarihli tutanak ile anahtarın davacıya teslim edildiği sabittir.
Paylı mülkiyetin hukuksal semere (kira) getirmesi halinde intifadan men (yararlanmadan engellenme) koşulu aranmamaktadır.
Dava konusu 27 nolu dükkanın muris muvazaası ile davalı … adına tescil edilmiş ise de, İzmir 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/890 E-2006/30 K. sayılı ve 09.02.2006 tarihli kararı ile muvazaaya dayalı satış işleminin iptali ile davacının miras payı oranında davacı adına tesciline karar verilmiş ve hüküm 23.11.2006 tarihinde kesinleşmiştir. HGK’nun 07.02.1990 tarih ve 1989/3-602, 1990/56 sayılı kararında kabul edildiği gibi, murisin muvazaalı olarak taşınmazı devir ettiğinin mahkeme kararı ile tesbit edilmesi halinde, taşınmazı elinde bulunduran davalının baştan beri kötüniyetli sayıldığı ve ecrimisil ödemekle sorumlu olduğu kesindir.
Bu durumda, mahkemece; dava konusu taşınmazların yukarıda anlatılan ilke ve yöntemler dikkate alınarak ecrimisil yönünden inceleme ve araştırma yapılarak, bu konuda taraflardan delilleri sorularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.