YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9725
KARAR NO : 2021/22024
KARAR TARİHİ : 21.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Sanığın ikametindeki tüketim miktarının tesbitini engelleyecek nitelikte olduğunun kabulü gereken şekilde elektrik sayacına düz bağlantı yapmak suretiyle, karşılıksız yararlanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın aşamalarda, suça konu evde yaz aylarında 2 ay kaldığını, elektrik sayacına müdahale etmediğini savunduğu, 26.11.2013 tarihli Kaçak Tespit Tutanağı’nda “ sayaca düz bağlantı yapıldığının ” tespit edildiği, 26.11.2013 tarihli Sayaç Mühürleme Tutanağı’na göre “ branşman hattından gelen fazın, sayacın çıkış fazına direk bağlanmış olduğunun, düzeltmenin yapıldığının ” belirtildiği, dosya içerisindeki Elektrik Mühendisi Bilirkişi ….,’ın 03.06.2015 tarihli Bilirkişi Raporu’na göre “ sanığın 2012 ve 2013 yıllarına ait faturalarının ortalamasının 58,60 TL olması gerekirken, ortalamanın 18,76 TL gibi düşük miktar olmasının, bir anormalliğin bulunduğunu gösterdiğinin” tespit edildiği anlaşılmakla, 26.11.2013 tarihli Kaçak Tespit Tutanağı mümzileri tanık sıfatıyla dinlenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden, Mahkemece yazılı şekilde elektrik tüketim miktarları esas alınarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi,
2) – (1) Nolu bozma nedenine göre, sanığın mahkumiyetinin gerekmesi halinde;
6352 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, katılan kurumun 09.03.2016 tarihli yazısına göre sanığın kuruma olan borcunu taksitlendirerek yapılandırdığı ve taksitlerin üçünü ödediği de dikkate alınarak, sanığın kuruma ödediği miktar bilirkişi tarafından hesaplanan vergili cezasız miktarı karşılıyor ise sanık hakkında kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden düşme kararı verileceği, karşılamıyor ise kalan miktar yönünden sanığa bildirim yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.