Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/13072 E. 2012/44556 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13072
KARAR NO : 2012/44556
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların birlikte hareket ederek sahte kimlik ile araç kiralamaları, yine sahte kimlik ile noterden satış için vekaletname düzenletmeleri, bu vekaletname ile aracı satmaları şeklinde gerçekleşen olayda “dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … ve müdafii ile sanık … müdafi yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak
Sanık … hakkında kurulan hükümlerde;
Sanığın sabıkasında yer alan Havza Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/97-167 sayılı hükmünün güvenlik tedbiri niteliğinde olması karşısında, bu hükmün TCK’nun 58.madde uyarınca uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden TCK’nun 58/6.maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanık … hakkında kurulan hükümlerin 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, fakat, bu aykırılıkların, yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; tekerrüre ilişkin fıkraların çıkarılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, sanık …’a yönelik kurulan hükmün ise ONANMASINA, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.