Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/10048 E. 2011/3427 K. 05.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10048
KARAR NO : 2011/3427
KARAR TARİHİ : 05.10.2011

Hizmet sebebiyle emniyeti suistimal suçundan sanık …’nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 510,80,522,523,59/2,647 sayılı cezaların infazı hakkında Kanun’un 4.maddeleri uyarınca 1.550.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 19/11/1998 tarihli ve 1998/72 esas, 1998/142 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 08/02/2008 tarihli ve 26871 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun’un lehe hükümlerinin uygulanması amacıyla yapılan talebin reddine ilişkin … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 08/03/2010 tarihli ve 2010/384 değişik … sayılı kararına yönelik itirazın keza reddine dair Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 20/04/2010 tarihli ve 2010/275 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/12/2010 gün ve 2010/14199/73913 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2011 gün ve 2010/332370 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; hükmün kesinleşmesinden sonra 5728 sayılı Kanunla değişik 5271 sayıl Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesi ile yürürlüğe giren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin tartışılmasının takdir hakkının kullanılmasını gerektirdiği ve dolayısıyla duruşmalı inceleme yapılarak hüküm kurulması gerektiği cihetle itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5728 sayılı yasanın Geçici 1.maddesinin 2.fıkrasında “Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101. maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak hükmün konusunun
herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde, inceleme duruşma açılmak suretiyle yapılabilir.” hükmü getirilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2009 gün, 2009/9-91 esas 2009/212 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5728 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş, infaz edilmekte ve hatta koşulları bulunmakta ise infaz edilmiş olan mahkûmiyet kararları hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uyarlama, hükmü veren mahkemece, genel bir ilke olarak objektif koşulların (mahkûmiyet hükmü olması, suç niteliği ve ceza miktarı ile daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama) değerlendirilmesiyle sınırlı bir inceleme yapılması halinde evrak üzerinde, sübjektif koşulların (sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarının) değerlendirilmesi gereken hallerde ise duruşma açılarak yapılmalıdır.
Dosyada mevcut sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde ise; 765 sayılı Yasanın 95/2. maddesi uyarınca esasen vaki olmamış sayılan ve adli sicil kaydından silinme koşulları oluşmuş mahkûmiyetinin bulunduğu görülmüştür.
Objektif koşulların varlığı halinde mahkemece subjektif koşullar değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hakkında karar verilmesi gerektiğinden ve subjektif koşullara ilişkin değerlendirmenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan kararında belirtildiği üzere duruşmalı inceleme ile yapılması zorunlu bulunduğundan, … 1. Ağır Ceza Mahkemesince duruşmalı inceleme yapılmayıp dosya üzerinden karar ittihaz edilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden subjektif koşulların değerlendirilmediği belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.