YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20397
KARAR NO : 2013/16047
KARAR TARİHİ : 28.10.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan aylık almaktayken 25.11.2009 tarihinde vefat eden … Bayraklı’nın yakınları olan sanıkların, …’e ait bankamatik kartıyla ATM cihazlarından kurum tarafından yatırılan maaşı çekmeye devam ederek menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların aşamalardaki tüm savunmalarında … adına yatırılan maaşı çekmenin suç olduğunu bilmediklerini, çektikleri parayı da …’nın defin işlerinde kullandıklarını belirterek suçlamaları kabul etmemeleri, kurum sigortalısı …’nın ölüm tarihi ile paranın çekildiği tarih arasında kısa bir zaman aralığının bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların savunmalarının aksini gösterir şekilde suç işleme kastıyla hareket ettiklerine dair cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin elde edilemediği gibi gerekçesine dayanılarak suç işleme kastı bulunmayan sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.