YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11687
KARAR NO : 2022/4763
KARAR TARİHİ : 10.03.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezası tür ve miktarı itibarıyla kesin nitelikte ise de o yer Cumhuriyet Savcısının vasfa yönelik temyizi olduğu anlaşılarak esasa yönelik yapılan incelemede;
1-Sanığın işyerinde ele geçirilen klonlu (IMEI numarası değiştirilmiş) cep telefonlarını satışa hazır halde bulundurması eylemi nedeniyle 5809 sayılı Kanunun 55/2. maddesi göndermesiyle 63/9. maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, anılan Kanunun 63/10. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-7188 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesi ile; sadece adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanunla Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen Geçici 5/(1)-d maddesinde ise; 01/01/2020 tarihi itibarıyla “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş…” dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiş ise de;
Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5/1-d’de yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan, “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, Mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki “Basit Yargılama Usulünün” uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi mecburiyeti,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 10.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.