YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14403
KARAR NO : 2012/39299
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi memura yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan vekilinin Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yaptığı temyiz isteminin incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;
16.01.2006 günü sanığın ikametinin önünde bir tartışma sonrası meydana gelen kavga sırasında bıçaklanarak yaralandığı, yaralı vaziyette evine gittiği, ailesi tarafından ilk müdahalenin yapıldığı; ancak durumunun ciddi olması nedeniyle Balıkesir Devlet Hastanesine kaldırıldığı, hastanede tedavisinin yapıldığı süreçte kardeşi …’e ait olan kimliği kullandığı, Balıkesir Devlet Hastanesinin 06.11.2006 tarihli yazısında; tedavi giderlerinin adli vaka olarak girildiğinin ve herhangi bir maddi zararın bulunmadığının belirtilmesi karşısında, sanığın yargılamaya konu olan eyleminde, dolandırıcılık suçunun kurucu unsuru olan zarar şartının gerçekleşmediğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2- Sanık Müdafiinin, hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan verilen mahkümiyet hükmüne yönelik yaptığı temyiz isteminin incelemesinde;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.