YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17126
KARAR NO : 2012/43017
KARAR TARİHİ : 09.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın … vasıtasıyla şikayetçiyle tanıştığı ve şikayetçinin oğlunu evlendireceğini söylediği, sanığın bir kadın bularak yanına getirdiği ve daha sonra kadının yaşının büyük olduğunu belirterek, 19 yaşında bir kız bulacağını beyan ettiği ve kızın beyazeşya borcu bulunduğunu, bu borcun ödenmesinin gerektiğini belirterek şikayetçiden 1.000.-TL para aldığı, “kızın ablasıyla geliyoruz bekle” diyerek ayrıldığı ve bir daha da gelmediği, böylece sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
1-Sanık hakkında verilen hapis cezası takdiren alt sınırdan tayin olduğu halde aynı gerekçe ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 50 gün olarak tayini suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmesi,
2-Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; TCK.nun 157/1.maddesi uyarınca kurulan hükümde yer olan 50 gün adli para cezasının 5 gün olarak tayin edilmesi ve aynı yasanın 50.maddesine göre, 5 tam gün adli para cezasının günlüğünün TCK’nun 52/2.maddesi uyarınca 20 TL den 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün ikinci bendine “TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca” ibaresi eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.