YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12834
KARAR NO : 2022/3273
KARAR TARİHİ : 01.03.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
Sanığın, sahte bireysel kredi sözleşmesi ve eklerini katılan … adına imzalayıp … …. Şubesinden 11.04.2011 tarihinde 15.500 TL ve Finansbank ….. Şubesinden 27.05.2011 tarihinde 9.000 TL kredi kullandığı, bu şekilde nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilen somut olayda; sanığın savunmasında katılanın öğretmen arkadaşı olduğunu, katılan ile birlikte kredi çektiklerini, katılanın krediyi çekip kendisine verdiğini, kredileri 1-1,5 yıl kadar ödediğini daha sonra ödeyemediğini, kredi sözleşmelerini ….’ın imzaladığını savunması, mahkemece kovuşturma aşamasında alınan İzmir Kriminal Polis Labaratuvarının 11.09.2014 tarihli expertiz raporunda kredi sözleşmelerinde yer alan yazı ve imzaların katılan … eli ürünü olmadığı, sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda yeterli kaligrafik-karakteristik bulgu tespit edilmediğinin belirtilmesi, nitelikli dolandırıcılık suçunun mağdurunun kredi çekilen bankalar olduğu, aynı bankadan veya aynı bankanın farklı şubelerinden kredi çekilmesi durumunda eylemin tek bir mağdura karşı işlenmiş kabul edileceği, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarih, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan belgede sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, dolayısıyla sanığın üzerine atılı belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu dikkate alınarak,
UYAP’tan yapılan sorgulamada sanık hakkında bankalardan kredi çekilmesi ile ilgili yargılaması devam eden ve mahkumiyetine karar verilmiş kamu davaları bulunduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, mükerrer yargılama yapılmaması, sanığın fiillerinin her biri yenilenen kararla işlenmiş ayrı suçları mı yoksa bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen zincirleme suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından; sanık hakkında bankalardan kredi çekilmesi ile ilgili açılan davaların tespit edilmesi, dava dosyaları getirtilip incelenerek özetlerinin duruşma tutanağına yazılması, mümkünse davaların birleştirilmesi, birleştirme olanağının bulunmaması durumunda bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyası içine alınması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde kesinleşen hükümlerin kapsamı dışındaki suçlar nedeniyle ek ceza verilip verilmeyeceği de tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 01.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.