Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11379 E. 2022/1952 K. 10.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11379
KARAR NO : 2022/1952
KARAR TARİHİ : 10.02.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 09.09.2011 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 09.04.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1)Sanığa çıkartılan davetiyenin bila tebliğ iade olunduğu ve kasıtlı suç işlediği için hakkında daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılıp, gelmediği takdirde hükmün açıklanacağına dair şerh içerir tebligat yapılmadan, yokluğunda yargılamaya devam edilip karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2)Sanığın savunmasında araç şoförünün kendisini Hatay’dan aradığını, arkadaşı ….’a şoförü yönledirip, 340 TL para gönderdiğini ve muayene işleminin TÜV’de yapıldığını sandığını belirtmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından, sanığın savunmasında adı geçen …’nın tanık olarak dinlenmesi ve elde edilen delilere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 10.02.2022 tarihinde hükmün açıklanması koşullarının oluşup oluşmadığına dair ön sorun yönünden Başkan vekili …’ın karşı oyu ile oy çokluğuyla diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY

Dairemizin 10/02/2022 tarih, 2019/11379 Esas, 2022/1952 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.
Sanığın TCK’nin 204/1, 62, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanması suretiyle kurulan Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15/10/2015 tarih 2015/298 Esas, 2015/559 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Sanık hakkında aynı mahkemece 18/01/2011 tarih 2010/185 Es., 2011/10 Kr. sayıyla verilen hükmün CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde sanık hakkında Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/03/2015 tarih 2014/573 Esas, 2015/167 Karar sayı ile TCK’nin 125/1, 4, 62, 52/2. maddeleri ile doğrudan 1.740 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükme istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen hükümlerin olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeplerle anılan mahkeme kararının öncelikle hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı sebebi ile bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun (hükmün açıklanma koşullarının oluştuğu yönündeki) bozma görüşüne ek gerekçe ile katılmıyorum. 10.02.2022