Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/4336 E. 2013/16300 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4336
KARAR NO : 2013/16300
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Spastik Engelliler … Derneği-Özel … A.Celalettin Çiltaş Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi kurucularından olan … PTT Merkez Başmüdürlüğünde personel(dağıtıcı) olarak görev yapan sanık …’un bakmakla yükümlü olduğu bedensel ve zihinsel özürlü çocuğu A.Celalettin için düzenlenen faturalarda eşi ve Dernek yöneticisi olan diğer sanık … ile birlikte haraket ederek aynı Özel Eğitim Kurumundan hizmet alan başka öğrenciler gibi aynı oranda iskonto oranı uygulamayıp, özel eğitim ve rehabilitasyon ücretleri ile hasta bezi fatura tutarlarının emsallerine göre yüksek tutulması, Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen miktarların üzerinde faturalar düzenlenmek suretiyle katılan Kurumun “Sağlık Yardım Sandığı Bütçesinden” belirtilen miktarda ödemeler yapılmasını sağlamaları eylemlerinin “zincirleme nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
Karı-koca olan sanıkların savunmalarının aksini ispatlayan ve suç kasıtlarını ortaya koyan, mahkûmiyetlerine yeter derecede kesin delil bulunmadığından atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ile Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.