YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17130
KARAR NO : 2012/43030
KARAR TARİHİ : 09.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanıkların organize bir suç ile ilgili soruşturma sırasında telefon görüşmelerine dayalı olarak takibe alındıkları ve soruşturmada görevli jandarma birimleriyle sanıkların görüştüğü esnada jandarma tarafından yakalanarak, taklit edilmiş ve tarihi eser görünümü verilmiş suça konu heykellerin ele geçirildiği,bu eşyaların 2863 sayılı yasa kapsamında olmayışı nedeniyle sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan işlem yapılmış ise de sanıklara atılı suçun unsurlarının oluşmadığı ve bu nedenle sanıkların beraatlerine karar verilmesine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.