Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1075 E. 2012/42551 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1075
KARAR NO : 2012/42551
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın, sanığın talimatla alınan savunmasında baro tarafından atanan ve yargılamayı takip etmeyen Av. …’a tebliği usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından; sanığın sonradan tayin ettiği müdafiinin temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, köy muhtarı olan şikayetçiyi arayarak …’da Sosyal Yardımlaşma Fonunda çalıştığını söyleyip köydeki fakir gençlere yardım yapabilmek için isim listesi istediği, isim listesinin gönderilmesi üzerine kişi başına 100 TL gönderileceğini, lise mezunu olanlar varsa memur yapılabileceğini, adam başına 175 TL yatırılması gerektiğini söylediği, şikayetçinin banka havalesiyle Göndermiş olduğu 650 TL’yi bankadan çektiği anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Adli sicil kaydında yer alan Ergani Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2006 tarihli 2004/276 E-421 K sayılı erteli ilamı tekerrüre esas olmasına rağmen,mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.