YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66121
KARAR NO : 2013/9922
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın katılanlara ait şirkette satış elamanı olarak çalıştığı, şirketin deposundan rakıları alarak dağıtım için kendisine tahsis edilmiş olan araca yükleyerek market, restuorant, büfe ve benzeri … yerlerine satışını yaptığı, satış bedelini aynı gün firma hesabına yatırdığı, kendisine teslim edilen malların şirket kayıtlarına girildiği ancak herhangi bir belge imzalanmadığı, sanığın sürekli olarak araca mal yüklemesinden şüphelenen katılanların 03.03.2008 tarihinde araçta yaptıkları sayım ve kontrolde kayıtlara göre 2135 şişe rakı bulunması gerekirken 71 şişe rakı bulunduğunun, 2064 şişe rakının sanık tarafından işletmeye geri verilmediği gibi bedelinin de ödenmediğinin anlaşıldığı olayda hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının TCK’nun 51/1 maddesi gereğince ertelenmesine ilişkin gerekçe yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yöntemine uygun şekilde kamu davasına katılıp kendisini vekil aracılığıyla temsil ettiren katılan yararına, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasına, “karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 575 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak kendisini vekil aracılığıyla temsil ettiren katılana verilmesi” şeklinde cümlenin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.