Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23378 E. 2013/8041 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23378
KARAR NO : 2013/8041
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması), Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar … ve … hakkında verilen mahkumiyet (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 Sayılı CMK’un 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’un 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran katılan vekilinin haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanıklar Hikmet ve … hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık …’ın, oğlu olan diğer sanık …’in motosikletiyle trafik kazası geçirmesi üzerine tedavisini yaptırmak için Uşak Devlet Hastanesine götürdüğü, maddi durumu iyi olmadığından hastaneye gitmeden önce kardeşi olan sanık …’in evine giderek, evde bulunan sanık …’den ….’in sağlık karnesini alarak oğlunun tedavisini yaptırdığı ve 56,05 TL sağlık gideri nedeniyle katılan kurumu zarara uğrattıkları iddia olunan somut olayda; sanık …’nin aşamlarda değişmeyen savunmalarında sağlık karnesinin ne için istenildiğinden haberi olmadığını beyan ettiği, sanık …’ın da bu beyanı doğruladığı, ayrıca olay günü sanık …’in de evde olmadığı anlaşıldığından, sanıkların cezalandırılabilmeleri için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.