YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24028
KARAR NO : 2013/8043
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılanın ortağı ve sorumlusu olduğu ….. Uluslararası Nakliyat A.Ş. ile diğer bağlı iki şirketin muhasebe işlerini yürüten sanığın, söz konusu şirketler adına kayıtlı olan araçların 2005 yılı 2. dönem ve 2006 yılı 1. döneme ilişkin motorlu taşıtlar vergilerini ödemek için şirket kasasından ve banka hesaplarından almış olduğu 57.020 TL’yi İstanbul Defterdarlığı Nakil Vasıtaları Vergi Dairesine yatırmayıp uhdesine geçirmesine rağmen, yatırmış gibi göstermek için sahte vergi dairesi alındı makbuzları düzenlediği sabit olmakla zincirleme olarak resmi belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 1000 tam gün olarak tayin edilmesi,
b) Adli para cezası hesaplanırken, 5237 sayılı TCK’nın 61/8. maddesi gereğince artırım ve indirimlerin belirlenen gün üzerinden yapılmasını müteakip, 52. maddenin 2. fıkrası uyarınca belirlenen miktar ile gün sayısının çarpılması suretiyle para cezasının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “1000 gün karşılığı günlüğü 20 YTL’den hesapla 20.000 YTL” ve “25.000 YTL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “6 gün ve günlüğü 20 TL’den hesapla 120 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.