Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/6048 E. 2012/10077 K. 16.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6048
KARAR NO : 2012/10077
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, ayrı yaşamada haklılık nedeniyle müşterek çocuk ve eş için 1000,00 TL tedbir nafakasının tahsili istenilmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından takip edilmediğinden dolayı davanın 13.01.2009 ve 23.09.2010 tarihlerinde iki kez işlemden kaldırıldığı ve ikinci kez yenilemeden sonra yeniden takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile HMK.’nun 150/6. maddesi hükmüne göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş,hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraf teşkili dava şartlarından olup, taraflara usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadıkça duruşma yapılamaz, hüküm verilemez (Anayasa m. 36, HUMY. m. 73).
Yine, HMK’nun 150/1. maddesine göre; Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
Aynı maddenin altıncı paragrafında ise; İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
Somut olayda, dava, davacı asil tarafından 29.08.2008 tarihli dilekçe ile açılmıştır. Ancak, tensip kararı ile belirlenen 13.01.2009 tarihli (birinci) duruşma gününün davacıya tebliğ edildiğine dair bilgi ve belge dava dosyasında bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, HMK’nun 150/1 madde hükmü gözönünde tutulmaksızın davacıya geçerli şekilde tebligat yapılmadan dosyanın işlemden kaldırılmasına ve buna dayanılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.