Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17188 E. 2013/18612 K. 27.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17188
KARAR NO : 2013/18612
KARAR TARİHİ : 27.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, hakkı olmayan yere tecavüz, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Mala zarar verme, hakkı olmayan yere tecavüz ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suçun oluşması için, sahibinin rızası olmadan girilen yada rızayla girildikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan bir konut veya eklentisi olmalıdır. Konut, (mesken) bir kimsenin geçici de olsa oturmak için sığındığı her nevi yer olarak tanımlanabilir. Medeni Kanunun 19 uncu maddesinde tanımlanan her ikametgah TCK. anlamında bir konuttur Kişinin ihtiyaçlarından bir veya bir kısmının yerine getirildiği yani yaşamsal faaliyetlerini geçirdikleri yer konuttur. Konutun bir bina olması şart değildir. Konut eklentisi (müştemilat) ;konuta bitişik yada onun yakınında olan, konut veya benzerî yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan diğer yapılar veya yerlerdir. Balkon, koridor, sahanlık, etrafı çitle çevrili avlu, eve ait etrafı duvarla çevrili bahçe, buna örnek gösterilebilir. Diğer bir anlatımla, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek konuta bağlı veya pek yakın ek yapılar veya yerlerdir. Avlu, ahır, bahçe,
taraça, samanlık, odunluk, kömürlük, balkon gibi yerler eklentidir. Konut veya eklentiyi dış dünyadan ayırıcı belirtiler, o yer sahibinin yaşama biçimi,mevcut olanakları,sosyal ve ekonomik durumu ile kültürel ve yöresel özelliklere, gelenek ve göreneklere göre farklılıklar gösterebilir. Bu husus, olaysal olarak değerlendirilmeli, tayin ve takdir edilmelidir.
İngiliz vatandaşı olan katılanların paraları ile satın almış olduğu arsaları ve katılanların paraları ile yapmış olduğu evi, önceden yapılan anlaşma gereğince katılanlara devretmeyen sanığın, taşınmazlar üzerindeki binanın kilidini kırarak binanın içine girmek suretiyle atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda; katılanlar tarafından sanığa söz konusu evin yapımı hususunda yetki verildiği ve taşınmazların tapu kaydının sanık adına olduğu, anahtar değiştirme eylemi sebebiyle verilen bir zararın olmaması dikkate alınarak yüklenen suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-Dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
İngiliz vatandaşı olan katılanların … İlçesi … beldesinden taşınmaz alıp üzerine ev yapıp yaşamak istedikleri, yabancıların gayrimenkul almalarına yönelik yasal olanak bulunmadığından, kendisine güvendikleri sanık …’e kendileri adına gayrımenkul alarak bu gayrımenkul üzerinde ev yapması ve yasal şartlar oluştuğunda kendilerine devretmesi konusunda sanık ile sözlü olarak anlaştıkları, sanığın, katılanlar tarafından kendisine havale edilen paralar ile … beldesinde 3504 ve 3505 parsel sayıları taşınmazları satın aldığı ve kendisi üzerine kaydını sağladığı, inşaatın yapım aşamasında da katılanların sanığa para gönderdikleri, inşaatın tamamlanma aşamasında sanık ile katılanların görüşme yaptıkları, yasal mevzuat da olanak sağladığından 2006 yılı Mart ayında sanıktan arsaların ve evin kendilerine devrini yapmasını istedikleri, ancak sanığın bu teklifi kabul etmeyerek devre yanaşmadığı, bunun üzerine katılanların … Asliye Hukuk Mahkemesine tapu iptal ve tescil davası açtıkları, yargılama neticesinde … Asliye Hukuk Mahkemesinin
2006/208 Esas, 2008/5 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulü ile … Beldesi Köy içinde kain 3504 ve 3505 parsel nolu gayrimenkullerin katılanlar lehine tesciline karar verildiği, katılanların paraları ile satın almış olduğu arsaları ve katılanların paraları ile yapmış olduğu evi katılanlara devretmeye yanaşmayan ve katılanlarla yaşadığı hukuki ilişkinin gerçek niteliğini reddeden sanığın, güveni kötüye kullanma suçunu işlediği anlaşıldığından, değişen suç vasfına göre güveni kötüye kullanmak suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.