Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/13313 E. 2012/44060 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13313
KARAR NO : 2012/44060
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

Mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62/1,52/2, 142/1-b, 168/1,31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adlî para ve 4 ay 13 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5-6. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Tomarza Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2011 tarihli ve 2010/74 esas, 2011/70 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08.08.2012 gün ve 2012/13235/46788 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2012 gün ve 2012/223560 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 325/1-2.maddesinde yer alan; “Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hallerinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.” seklindeki düzenleme karşısında, yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuğa yükletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 29.12.2011 gün ve 2011/Bşk-42-42 Esas-Karar sayılı kararında belirlendiği gibi 2797 Sayılı Yargıtay Yasasının görevlerini düzenleyen 14.maddesinin 3.fıkrasının (a) bendinde; “Daireler arasında işbölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir,” (b) bendinde de; “Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmünü amirdir.
Kanun yararına bozma talebine konu suçlardan iddianamede anlatılan ve sevk maddeleri gösterilen nitelikli hırsızlık suçunun cezası, 5237 sayılı TCK’nın 142/1.b maddesinde iki yıldan beş yıla kadar hapis; mala zarar verme suçunun cezası ise aynı yasanın 151.maddesinde dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasından ibaret olduğu gözetildiğinde;
İddianamedeki sevk maddeleri ve nitelendirmeye göre, Yargıtay Kanunu’nun Değişik 14.maddesi ve Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 09.02.2012 gün ve 2012/1 sayılı kararı gereğince temyiz incelemesi Yüksek (13.) Ceza Dairesi’nin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daire’ye sunulmak üzere Yargıtay C. Başsavcılığı’na gönderilmesine, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.