Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/2212 E. 2011/5372 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2212
KARAR NO : 2011/5372
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Aletle Kilit Açmak Suretiyle Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Hükümlü … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Hükümlü … hakkında kurulan Gaziosmanpaşa 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2002 gün ve 2001/225 E., 2002/528 sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere adı geçen hükümlüler hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hükmün ancak, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, hükümlü hakkında kurulan ilk hükmün kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanıklar … ve … hakkında kurulan ilk hükmün sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine dosyanın Yargıtay 10.Ceza Dairesi’nin 21.11.2005 günlü ilamıyla lehe Yasa değerlendirmesi için bozulduğu ve kararın temyiz etmeyen hükümlüye de sirayet ettirilmesine karar verildiği, bozma sonrası duruşma açılarak sanıklar … ve … ile birlikte hükümlü … hakkında da yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, hükümlü … müdafiinin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, hükümlü hakkında kurulan ilk hükümle ilgili uyarlamanın mahallinde yapılması için dosyanın gereği yapılmak üzere İADESİNE,
II- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların suç tarihinde geceleyin yakınana ait işyerinin sağlam ve dayanıklı kapı kilidini levye ile kırarak içerden gerçekleştirdikleri hırsızlık eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nın 493/1-son, 5237 sayılı TCK.nın ise 142/1-b; 116/2-4, 119/1-c; 151/1. maddesindeki suçu oluşturması karşısında, yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanıkların suç tarihinde geceleyin yakınana ait işyerinin sağlam ve dayanıklı kapı kilidini levye ile kırarak içerden gerçekleştirdikleri hırsızlık eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1, 151/1. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden CMK.nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCY ile 5237 sayılı TCY’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
3- Koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı TCK.nın 145. maddesi uyarınca uygulama yapılması,
4- İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılmasına göre; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 119/1-c maddesi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Kasıtlı suçtan hükümlülüklerine karar verilen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına,17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.