YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16063
KARAR NO : 2012/31387
KARAR TARİHİ : 12.03.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık ve özel evrakta sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanıkların … şirketinin ortakları olup, … Ticaret ve Sanayi Odasından verilmiş gibi, 26/11/2004 tarihli şirket faaliyet raporu ve oda sicil kayıt suretini sahte olarak düzenleyip yine aslına ulaşılmayan sahte düzenlenmiş vergi levhası suretini ibraz etmek suretiyle katılan …”tan 95.000. dolar ihracat destek kredisi almak suretiyle gerçekleşen eylemde,kamu bankasına karşı dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sahtecilik suçundan sanıklar hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Sanıkların sahte özel belge düzenleme eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK”nun 345. maddesinde yazılı suçu oluşturduğu, yine aynı yasanın 79. maddesi hükmü karşısında bu evrakların dolandırıcılık suçunun unsuru olup ayrı suç oluşturmadığı, 5237 Sayılı TCK”nın 212. maddesinde ise “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan ayrı ayrı cezaya hükmolunur” düzenlemesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9 maddesine göre lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesinin gerekmesi karşısında, sanıklar hakkında 765 Sayılı TCK”nın 504/1, 522. 59. maddelerine göre belirlenen sonuç cezanın 3 yıl 10 ay olacağı, bunun yanında 5237 Sayılı TCK.nun 212.maddesi gereğince sahtecilik suçu yönünden değerlendirilmede 207/1 ve 62 maddelere göre verilen cezanın 10 ay olacağının mahkemece de kabul edilmesine göre, sonuç olarak 765 sayılı TCK”nına göre verilecek 3 yıl 10 ay hapis cezasına karşılık, 5237 sayılı TCK”nın 158/1-e, 62, maddelerine göre verilen 2 yıl 6 ay ve 207/1 ve 62. maddelere göre verilecek 10 ay hapsin toplamı 2 yıl 16 ay olup mahkemenin yaptığı kabul ve uygulamaya göre 5237 sayılı TCK.nun lehe olduğu belirlenmesine göre sanıklar hakkında 5237 Sayılı TCK.nın 212. maddesi yoluyla 207/1 62. maddelerinden de hüküm kurulması geretiği gözetilmeden yazılı şekilde 765 Sayılı TCK.nun 345/59. maddeleri ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında 765 sayılı TCK”nın 345. ve 59 maddelerine ilişkin uygulamanın çıkartılarak yerine mahkemesinin gerekçe kısmındaki uygulamasına göre 5237 Sayılı TCK”nın 207/1 maddesi uyarınca 1 yıl hapis. 62. madde ile 1/6 oranında indirimle 10 ay hapis denilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,12/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.