YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10303
KARAR NO : 2011/5740
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihlerinin 05.09.2004-11.09.2004 yerine, 05.09.2004-13.09.2004 olarak yanlış yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiş.
I- O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin incelenmesinde:
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK.nun 310/3 maddesinde öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra Üst Cumhuriyet Savcısı hükmü temyiz ettiğinden, anılan Yasanın 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak temyiz isteminin REDDİNE,
II- Sanığın, yakınan Taşkın Kaan’a yönelik eylemi hakkında kurulan hükme ilişkin sanık müdafii tarafından yapılan temyiz incelemesinde:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/3. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun aynı Yasanın 102/4.maddesine göre 5 yıllık dava zamanaşımına bağlı olup, sanık hakkında hükmün verildiği 17.05.2006 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
III- Sanığın, yakınan … …’e yönelik eylemi hakkında kurulan hükme ilişkin sanık müdafii tarafından yapılan temyiz incelemesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1, 522. (normal) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1. maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1-4, 53 ve 151/1, 53. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden CMK.nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi