YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66660
KARAR NO : 2013/9888
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuğa Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bozma kararından sonra yapılan 25.12.2008 tarihli oturumda savunması alınırken CMK’nın 147. maddesi gereğince hakları hatırlatılması, savunmasında da; haklarının anladığını savunmayı kendisinin yapacağını belirtmesi karşısında tebliğnemedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun, müştekilerin şirketinde stajer olarak çalıştığı, devamlı çalışan bir eleman olmadığı; müştekilerin, SSK primi olan 4500TL’yi yatırması için suça sürüklenen çocuğa verdikleri, ancak; suça sürüklenen çocuğun bu parayı ilgili yere teslim etmeyerek mal edindiği iddia edilen olayda; her ne kadar suça sürüklenen çocuk savunmasında; gasp edildiği için bu parayı yatıramadığını belitmiş ise de, herhangi bir yaralanmasının olmaması, olay tarihinde 500-600 TL değerinde cep telefonunu kullanan hayali gaspçıların, bu telefonu suça sürüklenen çocuğa iade etmelerinin mümkün olmadığı; ayrıca bu kadar parayı gasp ettiren bir kişinin, polise müracaat etmemesinin de, gasp olayının hayali olduğunun kesin delili olduğu; bu durumda suça sürüklenen çocuğun güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5395 sayılı Kanun’un 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebilir bir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.