YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14310
KARAR NO : 2021/11901
KARAR TARİHİ : 02.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı … mirasçılarından … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine … (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.04.2021 tarihli ve 2017/2077 Esas, 2021/3108 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Davacı taraf mirasçıları … ve … vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece verilen önceki tarihli hüküm bozulmuş olup, … bozma ilamında özetle; “davacılar tapu kaydına dayandıklarına ve aynı durumdaki diğer gayrimenkuller hakkındaki yargılamada 18.08.1944 tarihli tapu kaydını ve … Çiftliğine ait 1322 tarihli haritayı ibraz ettiklerine göre, bu tapu kaydı ve haritanın yöntemince uygulanarak sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, taşınmazın tespit gibi … mirasçıları …, …, … ve … ile … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı … mirasçılarından … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine onanmasına karar verilmiş; yine … ve … vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, davacıların tapuya dayanarak eldeki davayı açtıkları, davacıların dayandığı bu tapu kaydının mahallinde yapılan keşifte uygulandığı, her ne kadar dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı görülse de; kayıt maliki olan … oğlu … ile davacılar arasında celp edilen nüfus kayıtlarına göre ırsi ilişki sağlanamadığı, davacı tarafça da bu bağlantıyı sağlayacak bir delil ibraz edilmediği; ayrıca taşınmazın uzun yıllardır davalı tarafın zilyetliğinde bulunduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmediği gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Çekişmeli taşınmaz 1950 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında irsen intikal ve miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak … ve müşterekleri adına tespit edilmiş; davacılar tarafından 18.08.1944 tarihli ve 11 sıra numaralı tapu kaydına ve … Çiftliğine ait 1322 tarihli haritaya dayanarak eldeki davayı açmışlardır. Mahkemece davacıların dayandığı tapu kaydının malikinin Nusret Ayaşlı olup bu kişi ile davacılar ile ırsi ilişkileri bulunmadığı kabul edilmiş ise de; davacıların dayandığı tapu kaydının 18.08.1944 tarihli ve 11 sıra nolu kayıt olduğu; bu tapu kaydının tamamının 3584 hisse olup bunun 2688/3584 hissesinin davacı … adına; 896/3584 hissesinin ise diğer davacı … adına kayıtlı olduğu; Mahkeme gerekçesinde “kayıt maliki” olarak kabul edilen … ’nın ise dayanak 18.08.1944 tarihli ve 11 nolu kaydın geldisi olan Ağustos 1942 tarihli ve 35 nolu kaydın maliki olduğu anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece, Ağustos 1942 tarihli ve 35 nolu tapu kaydının intikal gördüğü gözden kaçırılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulduğu görülmektedir. Bunun yanında, kayıt uygulaması yönünden mahkemece yapılan araştırma ve inceleme de bu kaydın çekişmeli taşınmaza aidiyetini kabul etmek için yetersizdir. Zira hükme esas alınan 2005 tarihli keşif beyanları soyut ve gerekçesiz olduğu gibi; 1322 tarihli haritanın uygulanması da yetersizdir.
Hal böyle olunca; öncelikle; … Tapu Sicil Muhafızlığı’nın dosya arasında bulunan 19.04.1984 tarihli ve 364 sayılı yazısına göre davacıların tutunduğu tapu kaydının revizyon gördüğü bildirilen … Köyü 281-269-272-280-283-290-293-295 ve 270 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının örnekleri ile tespitleri kesinleşmişse kadastro tespiti sonucu oluşan tapu kayıtlarının, bu parseller hükmen tapuya tescil edilmişlerse, hükmen tescillerine esas kesinleşme şerhli karar örnekleri ile varsa tescillerine esas krokilerinin dosya arasına konulması; ayrıca; aynı davacılar tarafından 18.08.1944 tarihli ve 11 sıra numaralı tapu kaydına ve … Çiftliğine ait 1322 tarihli haritaya dayanarak eldeki dava dışında açılan başkaca davalar bulunması halinde bu davaların akıbetinin araştırılması, şayet başkaca derdest dava var ise davaların birlikte görülüp sonuçlandırılmasının gerektiğinin düşünülmesi; bundan sonra çekişmeli taşınmaz başında teknik bilirkişi ve taraf tanıkları ile olabildiğince yaşlı yerel bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif yapılarak; davacıların tutunduğu 18.08.1944 tarihli ve 11 nolu kaydın ve dosya arasında bulunan 1322 tarihli haritanın yöntemince uygulanıp kapsamının tayin edilmesi; özellikle çiftlik haritasında yer alan hudutların tespiti açısından, teknik bilirkişiden temin edilecek en eski tarihli memleket haritası,çiftlik haritası ve Kadastro paftasının ölçekleri eşitlenmek suretiyle çakıştırılarak bunun kroki üzerinde gösterilmesinin istenilmesi ve bu şekilde dayanak kaydın ve haritanın dava konusu taşınmaza ait olup olmadığının duraksamasız belirlenmesi; tapu kaydının ve haritanın çekişmeli taşınmazları kapsamadığının belirlenmesi durumunda ise zilyetliğe değer verilmesi gerektiğinin düşünülmesi ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken sehven onandığı ve bu nedenle karar düzeltme isteminin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
SONUÇ: 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 442/3. maddesi gereğince, davacı taraf mirasçıları … ve … vekilinin karar düzeltme istemleri yerinde görüldüğünden kabulü ile … (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.04.2021 tarihli ve 2017/2077 Esas-2021/3108 Karar sayılı Onama ilamının kaldırılmasına ve Yerel Mahkeme hükmünün yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 02.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.