YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23696
KARAR NO : 2013/8066
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın, katılanlara kendisinin tabip albay olduğunu, Diyarbakır’a seminer için geldiğini, asker arkadaşları olduğu için Cizre’ye de uğradığını, kendilerine … bulma konusunda yardımcı olabileceğini söyleyip aldatarak katılanların … başvurusu için getirdiği evrakları teslim aldığı ve onlara evrakları gerekli yerlere ileteceğini ve gelişmelerden kendilerini haberdar edeceğini söylediği, bir süre sonra katılanları arayarak 2000’er TL teminat, 150’şer TL sağlık kurulu raporu ve kendi masrafı için de 500 TL para istediği,katılanların istenilen parayı sanığın hesabına havale ettikleri, sanığın bir süre sonra tekrar arayarak evrakların bakanlıkta olduğunu ancak 7500 YTL daha teminat gerektiğini söylediği, bunun üzerine katılanların parayı toplayarak yine aynı yolla havale ettikleri olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak,
Katılanlar tüm aşamalarda verdikleri ifadelerinde, sanığın hileli davranışları sonucunda iki kez sanığa para gönderdiklerini ve bunu birlikte yaptıklarını ifade etmeleri karşısında, sanığın eyleminin tek olduğu ve zincirleme şeklinde gerçekleştiği, bu nedenle 5237 Sayılı TCK 157/1,43 maddeleri gereğince bir kez cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.