YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66664
KARAR NO : 2013/9884
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
… Kapalı Cezaevinde başka suçtan hükümlü olan sanığın, … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 30.06.2008 tarihli istinabe yoluyla alınan ifadesinde; yasal haklarını bildiğini, savunmasını yapacağını beyan ederek savunmasını yapmış olması karşısında; tebliğnamedeki başka suçtan hükümlü sanığın duruşmada hazır edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılan ile sanığa ait aracın satışı konusunda anlaştıkları, katılanın sanığa 100 TL kapora verdiği, ertesi gün satış işlemlerinin yapılması için noter önünde buluştukları ve katılanın, sanığa araç bedeli olan
4500 TL’yi verdiği, noter tarafından aracın borcu olmadığına dair yazı getirilmeden işlem yapılamayacağının söylenmesi üzerine; katılan ile sanığın, belgeyi almak için ulus semtine gittikleri, orada bulunan kale otoparkında sanığın, katılana; “park fişi al” diyerek araçtan inmesini sağladıktan sonra araçla park yerinden kaçtığı ve yapmış olduğu hileli davranışlarla katılana karşı dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında; 5237 sayılı TCK.nun 157/1. maddesinde hapis cezası yanında adli para cezası da öngörüldüğü halde, adli para cezasına hükmedilmemesi; adli sicil kaydına göre tekerrüre esas olabilecek ilamları bulunması karşısında; TCK’nun 58.maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından; ayrıca; hapis cezası verilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1 maddesi uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hapis cezasının kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.