YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15343
KARAR NO : 2013/18726
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Adli emanetin 2008/131 sırasına “aslı” alınan 10.06.2009 tarihli duruşmada bir fotokopisi okunan (ortaya konulan) ve soruşturma aşamasında üzerinde iki ayrı kriminal inceleme yapılıp raporlar alınan ayrıca Tokat İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/232 E, 260 K sayılı kararına esas alınan 28.11.2007 tarihli bilirkişi raporuna da konu olan öte yandan Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/190 E, 2009/105 K sayılı menfi tespit davasında da incelenen, Tokat 1. İcra Müdürlüğünün 2007/3445 E sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile tahsile konulan suça konu 18/09/2007 keşide tarihli 0336280 seri no’lu çek yaprağının Türk Ticaret Kanunu kapsamında unsurları tamam “çek” niteliğini taşıdığında dosya kapsamı itibariyle kuşku bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamış, katılan … vekilinin 01.06.2011 ve 14.06.2012 havale tarihli dilekçeleriyle vaki temyizinin sanık … hakkında verilen “mahkumiyet” kararlarına hasredildiği anlaşıldığından anılan hükümlere mahsusen temyiz incelemesi yapılmıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek … gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca bir çok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir.
Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Tokat Sanayii Sitesi Keresteciler Bloklarında “kerestecilik” ticareti yaptığı bildirilen sanık …’ın, … Yemek Sanayi işletmecisi katılan …’ın yanında bir dönem işçi olarak çalışan ve hakkında yüklenen “hırsızlık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından beraat kararları verilen sanık İsmail’den, adı geçen katılanın firmasına ait çek hesabından verilme çek karnesindeki kalan son çek yaprağını alıp veya bir şekilde ele geçirip, keşidecisi olması gereken katılan … yerine takliden imzalanmış ve firma kaşesi basılmış unsurları tamam olan sahteliğini bildiği 18.09.2007 keşide (vade) tarihli, 30.000 TL miktarlı çeki 26.02.2007 tarihli fatura konusu aracı katılan …’ın temsilcisi olduğu … Otomotiv… Ltd şirketinden satın alınması karşılığında ilk ciranta olarak cirolayıp vermesi ve fakat çekin bankaya ibrazında “hesabın müsait olmaması” yanında “31.08.2007 tarihli kayıp bildirisi de” bulunması nedeniyle karşılığının ödenmemesi suretiyle haksız yarar sağlaması eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
1-Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; sanık …’ın aşamalarda değişmez anlatımlarında suça konu çeki Sanayii sitesinde “kerestecilik” ticareti yaptığı dükkanında mal sattığı ve kendisini … olarak tanıtan şahıstan mevcut haliyle aldığını ve araç alımında kullandığını savunması nazara alınarak, Mart 2007 tarihinde işyerine gelen şahıslara sattığını söylediği kereste için fatura sevk irsaliyesi düzenleyip düzenlemediğinin suça konu çekin işyeri kayıtlarına girip girmediğinin sorulup öğrenilmesi, gerektiğinde ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi, sanığın temyiz dilekçesinde isimlerini verdiği…ddia ve savunmalar doğrultusunda tanık sıfatıyla dinlenmeleri, birleştirme kararı verilmemiş ise de, Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/177 E sayılı dosyasının akıbetinin sorulması, getirtilip incelenmesi, ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi-belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya intikalinin sağlanması toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde kararlar verilmesi,
2-Kabule göre de; kendisini bir vekille temsil ettiren katılan … yararına, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre vekalet ücretine hükmolunmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.