YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6710
KARAR NO : 2021/11243
KARAR TARİHİ : 28.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Sigorta Tahkim komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 11/03/2017 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacı …’nin yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketine yapılan müracaatın sonuçsuz kaldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.100,00 TL maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 248.178,14 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun usulden reddine karar verilmiş, karara davacı vekilince itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti’nce davacı vekilinin itirazlarının kabulü ile 248.178,14 TL tazminatın 16.07.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Dosyadaki belge ve bilgilerden, davacının sürücüsü olduğu motosikletle karıştığı kazada maluliyet tespiti için alınan raporlarda davacının yaralanma biçimine ilişkin tıbbi değerlendirmeler dikkate alındığında kask ve diğer koruyucu tedbirleri almadan seyahat etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde mahkemece, davacının dava konusu kaza nedeni ile kafa travmasına bağlı beyin kanaması geçirdiği, buna bağlı olarak epileptik nöbet, konuşma bozukluğu, unutkanlık ve sol gözde görme kaybı meydana geldiği anlaşılmakla, gereken koruyucu tedbirleri almadan yolculuk ettiği dikkate alınarak yerleşik içtihatlarımıza göre yukarıdaki yasal düzenleme kapsamında davalı lehine %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre; somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı yararına davalı aleyhine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmiş; davalı vekilinin İtiraz Hakem Heyeti nezdinde vekalet ücretine dair yapmış olduğu itiraz reddedilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında ücrete hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmetmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı sigorta şirketi vekilinin bu yönleri amaçlayan itiraz başvurusunun reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.