Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/20779 E. 2013/15180 K. 09.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20779
KARAR NO : 2013/15180
KARAR TARİHİ : 09.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Şikayetçiyi telefonla arayıp kendisini Mamak Emniyet Amirliğinde Komiser olarak görevli Remzi Çakır ismi ile tanıtan kimliği belirlenemeyen bir şahsın, şikayetçinin kimliğini kaybetmesi nedeniyle bankalardaki hesabından para çekileceğini, ayrıca bireysel krediler çekileceğini, bu nedenle bu kişilerden önce davranmasını ve verecekleri hesaba parayı yatırmasını söylediği, gerçekten de daha evvel kimliğini kaybetmiş olan şikayetçinin endişe ve panik hali içerisinde, telefondaki şahsın bildirdiği PTT hesabı ile Ziraat Bankası hesabına toplamda 18.197,00 TL havale ettiği, bilahare aldatıldığını anlayan şikayetçinin suç ihbarında bulunduğu, yapılan soruşturma neticesinde paranın havale
edildiği PTT hesabının beraat eden sanık Faris Algör adına kayıtlı olduğu ve parayı da bahsi geçen sanığın çektiğinin anlaşıldığı, derinleştirilen soruşturmada sanıklar Abdulselam ve Koray’ın fikir ve işbirliği içerisinde hareket ederek durumdan habersiz olan ve beraat eden sanık İbrahim Öztürk vasıtasıyla sanık Faris’in hesabına para yatırılmasını sağlayıp, çekilen parayı alıp aralarında bölüştüklerinin belirlendiği olayda, mahkemenin “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup; sanık …’ın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.