Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1091 E. 2013/15123 K. 08.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1091
KARAR NO : 2013/15123
KARAR TARİHİ : 08.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında …, … ve …’nın “müşteki” olarak gösterilen taraf sıfatlarının “katılan” olarak mahallince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, telefon ile bağlantı kurduğu katılanlardan …’e, Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdür yardımcısı … olduğunu, katılan .. ‘ya aynı bakanlıkta görevli memur olduğunu, katılan …’e ise Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nde çalıştığını söyleyerek, tayinlerinde yardımcı olacağı vaadiyle, harcırah ödemelerinde sıkıntı olduğundan, harcırah bedellerini daha sonra geri almak üzere kendilerinin yatırması gerektiği konusunda ikna ettikten sonra, kendi
hesabına para havalesi yapılmasını sağlamak suretiyle, her bir katılana karşı ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; katılanlardan …’ten aynı suç işleme kararı icrası kapsamında, değişik tarihlerde iki defa 830’ar TL aldığının, katılan …’den ise ilk seferde 430 TL aldıktan sonra, ikinci sefer 280 TL daha istemesi üzerine, katılanın şüphelenerek parayı göndermediğinin ve ikinci eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında; katılanlar … ve …’e yönelik eylemleri nedeniyle ceza tayin edilirken, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve sanığın tekerrüre esas daha ağır cezayı içeren başkaca mahkumiyeti bulunmasına karşın, daha hafif cezayı içeren mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 08/10/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.