Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/3900 E. 2011/5365 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3900
KARAR NO : 2011/5365
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Boru Hattından Petrol Hırsızlığı, Suç Uydurma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Sanığın suç tarihinde … plakalı kamyonu ile birlikte Batman merkez Binatlı köyü … mezrasından geçmekte olan TPAO’ya ait Raman sahasından ham petrol nakli yapan boru hattının yanına giderek boruya vanalı kelepçe takmak suretiyle 4880 kg. ağırlığındaki ham petrolü kamyonun kasasından bulunan fiberglas tankın içine yüklediği, olay yerinin dere yatağı olmasından ötürü kamyonun çamura saplanması nedeniyle aracı terk ederek kaçıp il merkezine gelerek kendisini suçtan kurtarmak amacıyla saat 06.00 da karakola giderek, 14.03.2005 tarihinde geceleyin saat 20.00 sıralarında evinin önüne park ettiği suça konu aracının saat 05.00 sıralarında dışarı baktığında bulunmadığını gördüğünü beyan ederek şikayette bulunduğu ve suç tarihinde güneşin 05.22′ de doğduğu anlaşılmış ise de, 4880 kg. ağırlığındaki ham petrolün kamyona nakli ve aracın çamura saplanması sonrasında sanığın il merkezine gelmesi için geçen süre, sanığın 15.03.2005 günlü beyanı ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde, suçun geceden sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamade bu yöndeki bozma düşüncesi benimsenmemiş, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmamışsa da, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında ve re’sen gözetilmesi olanaklı görülmüş, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 151/1.maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilerek, bu suçla ilgili bir uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, sanık hakkındaki usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık hakkında suç tasnii suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince:
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK.nın 283/1. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımının, sanık hakkında hükümlülük kararının verildiği 05/05/2006 ile inceleme tarihleri arasında geçmiş bulunması ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8.maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.