YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7447
KARAR NO : 2022/133
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Safranbolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.01.2020 tarih ve 2019/345 E. – 2020/15 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı hakkında Safranbolu İcra Müdürlüğü’nün 2012/506 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte davalı tarafından haksız olarak imza ve borca itiraz edildiğini, davalının 23/11/2006 ve 31/05/2005 tarihli sözleşmeler doğrultusunda dava dışı …’ ün borcuna kefil olması sebebiyle davacı bankaya borçlu bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, asıl alacak tutarının %40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının dava dışı kooperatife üye olmadığını, bu sebeple anılan sözleşmelerde imzasının bulunmadığını, tarafına herhangi bir ihtarnamenin tebliğ edilmediğini, …tarafından evraklarda sahtekarlık yapılarak kendisine borç çıkartıldığını belirterek davanın reddine, asıl alacak tutarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı tarafından açılan işbu davanın ve işbu dosya ile birleştirilen mahkemenin 2013/309 esas ve 2013/343 esas sayılı dosyalarının 20/04/2015 tarihinde işlemden kaldırılan davanın yenilenmesi talepli dilekçenin davacı vekilince 07/09/2015 tarihinde ibraz edildiği, 6100 sayılı HMK’ nın 103/3. maddesi gereğince işbu davanın adli tatilde görülen işlerden olması ve yenileme dilekçesinin 07/09/2015 tarihli olması sebebiyle yasal süre geçtikten sonra ibraz edildiği gerekçesiyle asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleşen 2013/309 esas sayılı dosya kapsamında açılmış bulunan davanın açılmamış sayılmasına ve birleşen 2013/343 esas sayılı dosya kapsamında açılmış bulunan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl ve birleşen davalar, icra takiplerine yapılan itirazların iptali istemine ilişkin olup mahkemece 20.04.2015 tarihli celsede taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK 150. maddesi uyarınca 3 aylık yasal süre içerisinde mahkemeye verilecek bir dilekçe ile yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, daha sonra davacı vekilince 07.05.2019 tarihinde sunulan yenileme dilekçesinin yasal süre geçtikten sonra ibraz edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dava, tarımsal kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın kefilden tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemin ilişkin olup, adli tatilde görülecek işlerden değildir. 6100 sayılı HMK’nın 102. maddesi gereğince adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer, yeni adli yıl bir eylülde başlar. Aynı Yasa’nın 104. maddesi uyarınca da adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanun’un tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. 20.04.2015 tarihinde işlemden kaldırılan dosyanın yenilenmesi için HMK 150. maddesinde öngörülen 3 aylık sürenin son günü 20.07.2015’tir. 20.07.2015 günü, yukarıda açıklandığı üzere adli tatilin ilk gününe denk geldiğinden işlemden kaldırılan dosyanın yenileme süresi ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacak ve bu şekilde sürenin son günü 07.09.2015 olacaktır. Bu nedenle asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından 07.09.2015 tarihinde ibraz edilen yenileme dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yargılama yapılması gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın asıl ve birleşen davalarda davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davacıya iadesine, 11/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.