Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/20288 E. 2011/5743 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20288
KARAR NO : 2011/5743
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, hırsızlık malını kabul etmek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyizin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçuyla ilgili olarak, 5395 sayılı ÇKK’nın 23/1. maddesi uyarınca verilen ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına’ ilişkin karara karşı, aynı Kanunun 23/7. (5271 sayılı CMK’nın 231/12. md. 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun ile ek fıkra) maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, sanıklar müdafiilerinin bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince tebliğname gibi REDDİNE, 5271 sayılı CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca sanıklar …, …, …, … ve … müdafiileri yönünden yasa yolu ile merciinde yanılma, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık …’ın, yakınan … …’a yönelik eylemi hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesine gelince;
5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1. maddesinde yer alan hırsızlık suçunun yanında, aynı Kanunun 116/2-4, 119/1-c ve 151/1.maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı yasanın 31/3 maddesinin uygulanması sırasında suç tarihine göre 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden 1/3 oranından indirim yapılarak fazla ceza verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz talebi ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm kısmındaki tayin edilen “ 1 yıl 4 ay 28 gün hapis cezasının, 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına” indirilmesi suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık …’ın, yakınan … …’e yönelik eylemi hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde ise;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık …’ın, arkadaşları … ve … ile birlikte, olay tarihinde gece vakti yakınan … marketinin kapısını açamamaları üzerine, marketin arka tarafındaki camekanın normal camını kırıp, içeriden hırsızlık yapması şeklinde gerçekleşen eyleminin; 765 sayılı TCK’nın 492/1-son maddesindeki suça uyduğu halde, eylemin 765 sayılı TCK’nın 493/1-son (5237 sayılı TCK’nın 142/1-b) maddesine uyduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı ise de, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 492/1-son maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından,
Sanığın hırsızlık eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/1-son,102/4, 104/2. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanunun 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 01.03.2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.