YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/775
KARAR NO : 2013/13599
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin vekaletnamedeki davadan feragat yetkisine dayanarak 29.05.2009 tarihli dilekçesi ile temyizden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın … İlçesi’nde çalıştığı kuyumcuya gelen İsviçre vatandaşı katılan … ile alış veriş esnasında tanışarak arkadaş olduğu, evli olmasına rağmen bekar olduğunu belirtip, medeni hal kısmı bekar görünen kimlik gösterdiği, katılan ile evleneceğini söyleyip, farklı tarihlerde çeşitli bahanelerle katılan tarafından havale yolu ile gönderilen toplam 17.930,50 İsviçre Frankı parayı aldıktan sonra, sürekli katılanı oyalayıp, daha sonra da telefonuna bakmayan sanığın, hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda;
Dosyada yer alan Western Uninon havale makbuzlarının bir kısmında tarih yazmadığı, tarih yazılı olan makbuzlardan en sonuncusunun 14.02.2005 olduğu, dolandırıcılık suçunun, haksız kazancın elde edildiği tarihte işlenmiş sayıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında uygulanacak yasanın tespiti açısından, katılan tarafından yapılan son havale tarihi araştırılıp, suç tarihi tam olarak tespit edildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.