Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/1862 E. 2022/165 K. 11.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1862
KARAR NO : 2022/165
KARAR TARİHİ : 11.01.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi : … 9. İş Mahkemesi

Dava, iş kazasından sigortalının sürekli iş göremezliği nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalı … Yapı San. Tic. A.Ş. vekilinin istinafa başvurması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı … Yapı San. Tic. A.Ş. vekili tarafından süresi içersinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I- İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14.10.2012 tarihinde iş kazası geçirmesi nedeniyle belirsiz alacak davası mahiyetinde 1.000,00 TL tedavi giderdi, 7.000,00 maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılamanın devamında sunduğu talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini neticeten 95.253,65 TL’ye artırmıştır.
II- CEVAP:
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin diğer davalı … Yapı ile birlikte … konut ve villa projesinin yapımı hususunda anlaştıklarını, ilgili projenin diğer davalının emir ve talimatları doğrultusunda inşasını üstlendiklerini, davacının müvekkili şirket bünyesinde sigortalı olarak çalıştığını ancak müvekkilini zarara uğrattığını, kaza tespit tutanağı ile tanık beyanlarının birbiriyle uyumlu olup davacının kazanın yaşandığı gün tüm uyarı ve ikazlara rağmen bir başka işçi ile birlikte normalde tek kişinin çıkması gereken merdivene çıktığını ve bu sebeple de dengesini kaybederek diğer işçi ile birlikte düşerek iş kazasının gerçekleştiği, davacının tamamen kendi kusuru ile kazaya sebep olduğundan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Yapı Sanayi Ve Ticaret AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının diğer davalı … İnşaat’ın bordrolu işçisi olduğunu, müvekkili şirkete husumet yüklenmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın öncelikle husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, somut olayda davacının iskeleden düşmek sureti ile yaralandığını beyan ettiğini, anlatılan biçimde oluşan kazada işçinin güvenlik tedbirlerine uygun hareket etmediğini, gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, kemer gibi güvenlik ekipmanlarını kullanmadığının anlaşıldığını, işverenin işçinin güvenliğini sağlama yükümlülüğü olduğu gibi işçinin de bu önlemlere uyma zorunluluğu olduğunu, ancak davacının bu yükümlülüklerine uymadığını kendi eylemi ile kazaya sebebiyet verdiğinin görüldüğünü, bu nedenle davacının ağır kusuru ile meydana gelen kazada işverenin sorumluluğunun olmadığını beyanla, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle husumet nedeniyle reddini, her halükarda haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; “-Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 95.253,65 TL’nin kaza tarihi olan 14/10/2012 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,
2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 7.500,00 TL’nin kaza tarihi olan 14/10/2012 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Bölge Adliye Mahkemesince “Davalı … Yapı İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı … Yapı San ve Tic AŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle: Davacının müvekkili çalışanı olmayıp diğer davalı şirket çalışanı olduğunu, bu nedenle müvekkili hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, hatalı bakiye ömür tablosunun maddi tazminat hesabında dikkate alındığını, sadece tanık beyanlarına itibarla ücret tespitinin hatalı olduğunu, davacının emeklilik döneminde çalıştığı ve vasıfsız eleman olduğunun gözetilmediğini, iş kazasının gerçekleşmesinde davacının tam kusurlu olup, müvekkiline atfı kabil kusur olmadığını, maluliyete itirazın Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla karşılanması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava 14.10.2012 tarihli iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesine ilişkindir.
Somut olayda olduğu gibi Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
5510 sayılı Yasa’nın 18 nci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir.
5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda davacının geçirdiği iş kazası neticesinde Kurum sağlık kurulunca sürekli iş göremezlik oranının %54 olarak tespit edildiği, davalı … Yapı Sanayi Ve Ticaret AŞ tarafından sürekli iş göremezlik oranına itiraz dermeyan edildiği halde, bu itirazı karşılar mahiyette rapor alınmadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece yapılacak iş, davalı … Yapı Sanayi Ve Ticaret AŞ vekilinin iş kazası neticesinde davacıda tespit olunan sürekli iş göremezlik oranına itirazının iş bu davalının da taraf olduğu SGK tarafından açılan … 17. İş Mahkemesinin 2016/321 Esas- 2018/330 Karar sayılı rücu dava dosyasında değerlendirilip değerlendirilmediğini araştırmak, değerlendirilmedi ise SGK Yüksek Sağlık Kurulu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi ve gereği halinde Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alarak itirazı iş bu dosyada çözüme kavuşturmak; bu surette davacının sürekli iş göremezlik oranını kesinleştirmek, kesinleşen bu sürekli iş göremezlik oranını dikkate alarak hükme esas alınan 14.06.2018 tarihli hesap raporuna uygulamak, davacı vekilinin temyizinin olmaması nedeniyle bu raporda esas alınan işlemiş (bilinen) devre sonrasında yürürlüğe giren asgari ücret farklarını da rapora yansıtmadan davacının maddi ve manevi tazminat alacağını belirlemek; öte yandan temyize konu iş bu kararın davalı … İnşaat Tesisat Spor Tesisi İşletmeciliği Turizm San Tic Ltd Şti tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davacının iş bu davalı yönünden elde ettiği usuli kazanılmış hakkı da gözeterek soncuna göre davalıların tazminatlardan sorumluluğu hakkında usulüne uygun bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı … Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek, bozma sebebine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı … Yapı Sanayi ve Ticaret AŞ’ne iadesine, dosyanın kararı veren İlk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 11.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.