Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/6747 E. 2012/10096 K. 16.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6747
KARAR NO : 2012/10096
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, ayrı yaşamada haklı olduğunu ileri süren davacı tarafından kendisi için 400,00 TL ve müşterek çocuk için 200,00 TL tedbir nafakasının tahsil istenilmiştir.
Davalı, süresinde yetki itirazı ile birlikte davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ikametgâhının yetkili olduğu ve davacının dahi ikâmetgahının İstanbul olduğundan dolayı davanın yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK. 197/2. maddesine dayanan tedbir nafakası talebine ilişkindir. TMK’nun 201/1. maddesinde; “Evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemler konusunda yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir.” Aynı madde son fıkra; “Önlemlerin değiştirilmesi, tamamlanması veya kaldırılması konusunda yetkili mahkeme, önlem kararını veren mahkemedir. Ancak, her iki eşin de yerleşim yeri değişmişse, yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yeni yerleşim yeri mahkemesidir.”
Davada, davacı ayrı yaşamada haklılık iddiasına dayalı olarak tedbir nafakası istemektedir. Geliri ve sosyal güvencesi olmayan davacı kadın Kütahya’da bulunan ailesinin yanında kalmaktadır.
Bu durumda davacı TMK’nun 201/1. maddesi hükmüne göre kendi yerleşim yeri mahkemesinde veya HUMK’nun 9. maddesi hükmü gereğince davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açma konusunda seçimlik hakka sahiptir.
O halde mahkemece, davacının kendi yerleşim yeri mahkemesinde açtığı tedbir nafakası davasında işin esası hakkında inceleme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yetkisizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.