Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1042 E. 2013/15296 K. 09.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1042
KARAR NO : 2013/15296
KARAR TARİHİ : 09.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır
Somut olayda; katılanın müteahhitlik yaptığı, sanığın katılanı arayarak kendisini … olarak tanıttıktan sonra katılana ait satılık olan işyerini satın almak istediğini söylediği, bunun üzerine katılanın gayrimenkulü göstermek üzere oğlu …”yu sanığın yanına gönderdiği, aradan yarım saat kadar geçtikten sonra sanığın İrfan ile birlikte katılana ait işyerine geldiği, satılık olan işyerini görüp beğendiğini söyleyip pazarlık yaparak katılan ile alım satım konusunda anlaştığı, tam bu sırada sanığın cep telefonunun çaldığı, telefona bakan ve arayan kişiyi dinleyen sanığın telefona cevaben ” Anne bir gelinlik değil mi, altı üstü 1.500,00 TL değil mi, neden bu kadar sıkıştırıyorlar, saat 16:00 “dan sonra ödesek ne olacak, neden bunu sorun yapıyorlar, olmazsa kes at” diyerek telefonu kapattığı, akabinde katılana ” Ya ne biçim insanlar var, kız kardeşimi verdik, bir gelinlik alacağız, karşı taraf illa şimdi alın diyor, oysa ben gurbetçiyim, şu an üzerimde o kadar para yok, saat 16:00″dan sonra param gelecek ve bankadan
alacağım, gelinliği o zaman alsak ne olacak ki, şeytan boz diyor bu işi” dediği, bunun üzerine katılanın sanığa hitaben “ben size 1.500,00 TL vereyim, siz şimdi işinizi halledin, saat 16:00 “dan sonra paranız geldiğinde satın aldığınız işyerinin parasıyla birlikte ödersiniz ” dediği, sanığın önce kabul etmediği, ancak hemen sonra ” tamam öyleyse siz bana 1.500,00 TL verin, ben oğlunuz İrfan ile birlikte annemin evine gidip parayı anneme verelim, sonra tekrar oğlunuz ile büronuza gelelim” dediği, bunun üzerine katılanın sanığa 1.500,00 TL verdiği, sanık ile tanık İrfan’ın birlikte sanığın annesinin ikamet etmekte olduğunu söylediği apartmanın önüne gittikleri, sanığın İrfan”a ” sen burada bekle, ben parayı anneme verip geleyim ” diyerek apartmana girdiği, ancak bir daha çıkmadığı anlaşılmakla dolandırcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “60 gün”, “50 gün”, “1000.00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün”, “80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi; suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.