Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/19016 E. 2011/4586 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19016
KARAR NO : 2011/4586
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Hükümlü … hakkında kurulan 27/12/2007 tarihli kararın incelenmesinde;
Hükümlü hakkında 765 sayılı kanun uyarınca hükmedilen 26/12/2002 tarih, 2002/575 E-2002/1085 K sayılı hükmün, sanık …’ün yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, YargıtayYüksek 10 Ceza Dairesi tarafından 5237 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması için adı geçen … hakkındaki hükmün bozulmasına kararı verilmiştir. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü … hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık …’ün hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca ayırma kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak hükümlü … hakkında verilen karar, hukuken yok hükmünde olduğu, yok hükmünde olan kararın temyizi mümkün olmadığından hükümlü … müdafisinin temyiz talebinin, 5320 sayılı kanunun 8/1 maddesi delaletiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317 maddesi uyarınca REDDİNE;
2-Sanık … hakkında hükmedilen 27/12/2007 tarihli kararın incelenmesinde;
Sanığa yüklenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 29.12.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafisinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
3-Hükümlü … hakkında kurulan 17/10/2005 ve 27/12/2007 tarihli kararlara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Hükümlü hakkında 765 sayılı kanun uyarınca hükmedilen 26/12/2002 tarih, 2002/575 E-2002/1085 K sayılı hükmün kesinleşmesinden sonra, 5237 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi üzerine, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden verilen 17/10/2005 tarih, 2002/575 E-2002/1085 K sayılı kararın usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği bir dönemde hükümlü ile birlikte aynı suça iştirak eden “ …’ün, 26/12/2002 tarihli hükmü temyiz etmesi üzerine Yargıtay Yüksek 10. Ceza Dairesi tarafından 5237 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması için adı geçen … hakkındaki hükmün bozulmasına kararı verilidiği” temyiz talebinde bulunmayan hükümlü hakkında sirayet koşullarının oluşmadığı gibi ayrıca 17/10/2005 tarihli karar henüz usulüne uygun bir şekilde ortadan kaldırılmadan ikinci kez verilen 27/12/2007 tarihli kararın yok hükmünde olması karşısında; hükümlü vekilinin henüz usulüne uygun olarak kesinleştirilmeyen 17/10/2005 tarihli kararı yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların Yargıtay denetimine açık olacak şekilde duruşma açılarak birbiri ile karşılaştırarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)5271 sayılı CMK.nun 326/2 maddesi uyarınca iştirak halinde işlenen bir suç nedeniyle mahkum edilen hükümlü ile arkadaşlarının sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine hükümlünün yargılama giderlerinin tamamından müteselsilen sorumlu tutulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü … müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle teblignameye uygun BOZULMASINA, 14.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.