Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/6254 E. 2021/12312 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6254
KARAR NO : 2021/12312
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sonucunda, … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 1799 ada 1 parsel sayılı 357,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz üzerindeki 2 katlı kargir evin 15 yıldan beri …’ın kullanımında olduğu şerhi yazılarak, Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 21.01.2015 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereği satış nedeniyle … adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı …, taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu halde … adına kullanım şerhi verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, lehine kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davaya konu taşınmazın dava tarihi öncesinde 3. kişi konumunda bulunan … Belediyesine 6292 sayılı Kanun uyarınca devredildiğinden, bu aşamadan sonra taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığından bu talep bakımından reddine, davacının davasının zilliyetliğin tespiti olarak kabulü ile, … ili … ilçesi … Mahallesi 1799 ada 1 parsel üzerindeki tapudaki muhdesat bilgisine göre iki katlı kargir evin (keşifteki tespite göre toplam 3 katlı) tapudaki kayıt tarihi itibariyle ve sonrasında davacı … zilyetliğinde bulunduğunun tespitine karar verilmiş, hükmün davacı … vekili tarafından şerh verilmesi istemi yönüyle istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce ve öncesinde … (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince istikrar bulan uygulama ile, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu ya da güncelleme çalışmasının kesinleşmesi ve akabinde taşınmazın maliki olan Hazine tarafından 6292 sayılı Kanun uyarınca kullanıcısı ya da kullanıcısının muvafakati ile diğer kişilere satılması ve kişiler adına tapu kaydı oluşması halinde bu taşınmazlar hakkında kullanıcı şerhine yönelik olarak açılmış ya da açılacak davaların dinlenemeyeceği kabul edilmiştir.
Eldeki dosya kapsamına göre, davanın konusunu oluşturan … ilçesi … Mahallesi kadastro çalışma alanında bulunan taşınmazın dava tarihinden önce 21.01.2015 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereğince satışı yapıldığı belirtilerek … adına tapu kaydının oluştuğu, beyanlar hanesinde de yine davalı … adına tespitte oluşan kullanıcı şerhinin korunduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın davalı … Başkanlığına satışı nedeniyle Belediye adına tapu kaydı oluşmuş ise de, taşınmazın 6292 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca devredildiği, anılan yasa maddesinin 2. bendinde, “… hak sahipleri ve mevcut hakları da belirtilmek suretiyle ..” devrin yapılacağının düzenlendiği, 7. bendinde ise “Devralan idareler devraldıkları taşınmazları; hak sahiplerinin talebi üzerine fiili durumuna uygun olarak ifraz edilmek suretiyle müstakil parsel veya paylı olarak, üzerinde çok katlı bina bulunan taşınmazlarda ise kat mülkiyeti tesisi suretiyle, bunun mümkün olmaması hâlinde paylı olarak hak sahipleri ile bunların kanuni veya bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılmış olan akdî haleflerine tabi oldukları mevzuatına göre bu Kanunda belirtilen satış ve ödeme koşullarını da dikkate alarak rayiç bedel üzerinden doğrudan satabileceği gibi; hak sahipleri taşınmazı doğrudan satın almış olsaydı Hazineye ödeyeceği bedeli devralan idarelere ödemeyi kabul etmesi hâlinde, taşınmaz kendisine ait kabul edilerek hakları karşılanmak kaydıyla devir alan idarelerin kendi projelerinde ve mevzuatlarına göre değerlendirebileceği, üzerinde yapı ve eklentileri bulunan proje alanında kalan taşınmazların üzerindeki yapılar için; o yıla ait Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapı birim fiyatlarından eksik imalat bedeli ve yıpranma payı düşüldükten sonra kalan bedelin ödeneceği ya da bu bedelin, devralan idareler tarafından gerçekleştirilen projeler kapsamında hak sahiplerine verilecek taşınmazların bedelinden mahsup edileceği, bu durumda hak sahipleri, bu hakların dışında taşınmazların doğrudan satış hakkından yararlanamayacakları” hükmünün getirildiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, temyiz ya da karar düzeltme incelemesi için Dairemizde benzer ihtilafları içeren dosyaların bulunduğu, 2021/5943 Esas sayılı dosya üzerinden Dairemizce, … Belediye Başkanlığına yapılan bu satışların mahiyeti (malik Hazine tarafından proje kapsamında devredilip devredilmediği) hakkında bilgi ve kayıtların getirtilmesi hususu Mahkemesinden yazı ile istenildiği, bunun üzerine; … Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından verilen 01.12.2021 tarihli cevabi yazıda, … Mahallesi de dahil olmak üzere Belediye sınırları kapsamında olan ve isimleri belirtilen mahallelerde bulunan 2/B niteliğindeki taşınmazların Çevre ve Şehircilik Bakanlığının olurları ile proje alanında kalan ve uygun görülenlerin Emlak Vergi Değerleri üzerinden Belediye’ye devirlerinin yapıldığı, daha sonra devredilen taşınmazların 6292 sayılı Kanun’un 8. maddesi kapsamında hak sahiplerine satışının 10.01.2014 tarihli ve 2014/9 sayılı … Belediyesi Encümen Kararıyla uygun görüldüğü bildirilmiştir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, taşınmazın, 6292 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca Hazineye ait satış yetkisini de içeren şekilde … Belediye Başkanlığına devredildiği ve nitekim Belediye Encümen kararıyla bu taşınmazların kullanıcılarına satışına karar verildiği, Hazine tarafından yapılan bu mülkiyet devrinin gerçek kişilere yapılan satış işlemi gibi düşünülemeyeceği, eldeki davada, taşınmazın mülkiyeti hususunda bir ihtilaf bulunmayıp dava ve temyiz isteminin kullanıcı şerhine yönelik olduğu gözetilerek, davacının şerhe yönelik davası hakkında işin esasına girilmek suretiyle toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 23.02.2018 tarih ve 2017/2371 Esas, 2018/229 Karar sayılı istinaf başvurusunun reddine dair kararının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının şerhe yönelik davanın reddi kararı yönüyle 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.