Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66606 E. 2013/9972 K. 29.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66606
KARAR NO : 2013/9972
KARAR TARİHİ : 29.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, üzerinde doktor önlüğü ve boynunda steteskop bulunduğu halde kendisini doktor … olarak tanıtarak, tanık … aracılığıyla tanıştığı katılanın … yerine gittiği ve araç satın alacağını söylediği,katılanın başka bir galeride bulunan Mercedes marka aracı sanığa gösterdiği, sanığın aracı beğendiğini söyleyerek servise götürmek istediği, bunun üzerine katılan, tanık …ve sanığın aracı servise götürmek üzere birlikte yola çıktıkları, katılanın aracı denemesi için anahtarları sanığa verdiği, sanığın sevk ve idaresindeki araçla servise gittikleri, servisin kapalı olması üzerine sanığın, katılan ve tanığı iftarı açmaları için bir restorana davet ettiği, aracı da bir hastanenin otoparkına park ettiği, restoranda yemek yedikleri sırada sanığın telefonla konuşur gibi yapıp servis görevlisinin geldiğini, aracı gösterip geleceğini söyleyerek aracın anahtarı ile birlikte dışarı çıktığı, bir süre geçmesine rağmen dönmemesi üzerine katılan ve tanığın otoparka gittiklerinde aracın yerinde olmadığını gördükleri şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın, hileli hareketlerle aldattığı katılandan aldığı anahtarla aracı alıp gitmesi şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29.05.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.