YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23775
KARAR NO : 2013/18468
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Temyiz harcı tahsiline dair 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 1/a bendinin, Anayasa Mahkemesinin 29/12/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 20/10/2011 gün ve 2011/154 esas, 2011/142 sayılı kararı ile iptal edildiğinden, mahkemenin temyiz harcı ödenmemesi nedeniyle temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, oğlu hastanede yatması nedeniyle refakatçi olarak bulunan katılana yaklaşarak hastane görevlisi olduğunu, katılanın oğlu Yetkin Tunç’ta zehirlenme olduğunu, onu başka bir hastaneye götürmeleri gerektiğini söyleyerek 1.900.00 TL istediği, katılanın üzerimde para yok demesi üzerine, vezneye kadar gidip geri gelerek “kıymetli eşya da kabul ederlermiş” şeklinde beyanda bulunup, katılanın kolundaki bilezikleri hastane kasasına koyup işlem yaptıracağını söyleyerek bilezikleri ve katılanın oğluna ait kimliği alarak ortadan kaybolmaktan ibaret eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.