YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/287
KARAR NO : 2013/13584
KARAR TARİHİ : 18.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Çağdaş Telefon isminde işyeri işleten şikayetçiyi telefonla arayan sanığın, kendisini… Müdürlüğünde görevli … Hoca olarak tanıttıktan sonra İl… Müdürlüğünce … ilçesinin dağ köylerindeki okullara verilmek üzere 5 adet telsiz telefon satın alacaklarını söylediği, şikayetçinin hafta sonu olması nedeniyle Pazartesi günü gelmelerini söylemesi üzerine sanığın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle müfettişlerin gelip kendilerini denetleyeceğini, telefonları hemen almaları gerektiğini, satın alma bürosundan … Alp isimli şahsı kendisine yönlendireceğini, Salı günü de… Müdürlüğüne gelmesini söylediği, şikayetçinin sanığa telefon numarasını sorduğu, sanığın… Müdürlüğünün eski telefon numarasını verdiği, şikayetçinin şüphelenerek… Müdürlüğünü araması üzerine böyle bir telefon alımı söz konusu olmadığını, daha önce de benzer şekilde bir olay gerçekleştiğini öğrendiği, sanığın suç tarihinde şikayetçinin işyerine gelerek… Müdürlüğünden
gönderildiğini, telefonları almaya geldiğini söylemesi üzerine yakalandığının anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06.04.2010 tarihli ve 2010/4-71 E, 2010/76 K sayılı ilamında belirtildiği gibi; 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesiyle, ceza infaz kurumu haline getirilip, sadece hapis cezasıyla sınırlı olarak kabul edilen ertelemede, maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkemece bir deneme süresinin belirlenmesi zorunlu olup, bu sürenin belirlenmemesi veya eksik belirlenmesi, denetim süresi, ertelemenin yasal sonucu olduğundan, aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyecektir. Bu kapsamda sanık hakkında TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümleri uygulanırken denetim süresinin belirlenmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sırasıyla “60 gün” , “15 gün “, “12 gün” ve “240 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün ” ve “1 gün ,”1 gün” ve “20 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi, yine hüküm fıkrasının hapis cezasının ertelenmesine ilişkin fıkrasından sonra gelmek üzere “TCK’nın 51. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ” ibaresi eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.