Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/245 E. 2013/13586 K. 18.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/245
KARAR NO : 2013/13586
KARAR TARİHİ : 18.09.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında kurulan hükümler bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın sanık …’ten 50.000 TL. borç aldığı, karşılığında senet verdiği, katılanın elden 5.000 TL. ödeyip daha sonra…X marka aracını da borç karşılığında …’e devir ettiği ve diğer ödemelerle borcunu ödedikten sonra sanık …’in gerçek senet yerine diğer sanık …’in alacaklı, katılanın borçlu olduğu vade tarihi ve düzenleme tarihinin bulunmadığı 50.000 TL meblağlı katılanın imzası taklit edilerek oluşturduğu sahte senedi katılana verdiği ve sanık …’nin vekili tarafından sanık …’in elinde tuttuğu gerçek senedin icraya konulduğunun iddia edildiği somut olayda
Diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanık … hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
1-Suç vasfından beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeyerek CMK’nın 225. maddesinin açık hükmüne aykırı biçimde sanığın dava konusu olan resmi evrakta sahtecilik eyleminden dolayı beraatine karar verilmesinden sonra aynı eylemin bedelsiz kalan senedi tahsile koymak suçunu oluşturacağından bahisle hüküm kurulması,
2-Unsurları eksik olan sahte senedin icrada işleme konulmaması ve icra makamlarına gerçek senedin verilmesi karşısında dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığının gözetilmemesi,
3-Sanık … Şanver hakkında kurulan hükümler bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanığın hükümden sonra 16/01/2011 tarihinde öldüğünün UYAP’tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi,