Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/15834 E. 2012/41793 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15834
KARAR NO : 2012/41793
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinin menfaatin temin edildiği 25.12.2007 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 24.12.2007 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir bir hata olarak görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın Alanya ilçesinde tüp bayiliği ve züccaciye işiyle uğraşan katılanın … yerine gelip kendisini … olarak tanıtıp yabancı ülke vatandaşı olan müşterilerinin evlerine tüp ve su takılacağını ayrıca tencere takımı satacağını, adresleri birlikte dolaşarak ihtiyaç duyulan malzemeleri kendisinden satın alacağını söyleyip katılanı kendisi ile birlikte Mahmutlar ve Kargıcak’ta bulunan daire ve villalara gitmeye ikna ettiği, sanığın ve katılanın belirtilen yerlerdeki daire ve villalara giderek ihtiyaçları tespit edip tekrar katılanın işyerine geldikleri, sanığın burada katılana malzeme satacakları kişilerin yabancı ülke vatandaşı olmaları nedeniyle satacağı mal karşılığında euro veya dolar vereceklerini, bu kişilere para üstü olarak TL vermesi gerektiğini, kendisinde TL bulunmadığını, bu nedenle katılandan kendisine bir miktar TL cinsi para vermesini istediği, katılanında bunu kabul ederek sanığa 2100 TL verdiği, katılanın daha sonra aracının yanına gitmek için işyerinden çıktığı sırada sanığın işyerinden ayrılarak kaçması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.