Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/13398 E. 2012/37444 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13398
KARAR NO : 2012/37444
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Olay tarihinde, yanında kimliği tespit edilemeyen biri olduğu halde hastaneden dönen 72 yaşındaki mağdurun yanına gelen sanığın “…,cenazemiz var, fitre vereceğiz, sakın fitre olarak verdiğimiz parayı kumar oynayanlara, içki içenlere verme” dedikten sonra mağduru parayı verecekleri bahanesiyle bir binaya soktukları, kimliği tespit edilemeyen şahsın “misafirim geldi” diyerek yanlarından ayrıldığı, sanığın cebinden 250 TL çıkararak “bunları hayır olarak dağıtacaksın, sende başka para var mı?” diyerek mağdura sorduğu, mağdurun cebinden çıkarttığı 650 TL’yi “üst katta hoca var, hocaya okutacağım, bereketli olur” diyerek aldıktan sonra üst kata çıktığı, daha sonra gelmeyerek ortadan kaybolduğunun iddia ve kabul olunması karşısında, eylemin temas ettiği, 5237 sayılı TCK’nun 158/1-a maddesinde düzenlenen “Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.